Hizmetlerimiz

  • image description

    Şirketler Hukuku

    Ticari hayatın en önemli aktörlerinden olan ve çok sayıda yatırımcıyı tek şemsiye altında toplayan şirketlerin, içerisinde bulundukları sektördeki faaliyetlerini sürdürebilmeleri; kanunen düzenlenmiş organlarının teşekkülü ile gerek genel kurul gerekse de yönetim kurulu seviyesinde kararların alınıp uygulanması ile mümkün olabilmektedir.
    Şirket organlarının tabi olduğu usul ve esaslar, şirketlerin türlerine bağlı olarak değiştiği gibi şirketlerin faaliyet bulunduğu sermaye piyasası ve bankacılık gibi özel nitelikli piyasalara ilişkin düzenlemelere göre de çeşitlenmektedir.
    Şirketler nezdindeki yönetim ve hissedarlık haklarının kullanımının özel usul ve esaslara tabi olmasının sonucu olarak, özellikle ihtilaflı ortaklığa sahip şirketlerde yatırımcının hak ve yetkilerini etkin ve etkili kullanabilmesi ancak kaliteli hukuki hizmet temini ile mümkün olabilmektedir.
    Farklı sektörlerde faaliyet gösteren yerli ve yabancı müvekkillerimize geniş bir yelpazede şirketler hukuku alanında danışmanlık hizmetleri sunmaktayız. Her türde şirketin, adi ortaklığın, şube ve irtibat bürolarının kuruluşu; esas sözleşme ile yetkilendirme dokümanlarının ve yönetim kurulu kararlarının hazırlanması ile genel kurul toplantılarının düzenlenmesi ve sermaye artırımı-azaltımı gibi özel nitelikli işlemlerin yürütülmesi, takibi ve tescili konularında müvekkillerimize hukuki destek vermekteyiz. Ayrıca; müvekkillerimize, olağan günlük faaliyetlerinin ilgilendirdiği her alanda ve özellikle distribütörlük, üretim, pazarlama, alım-satım, lisans, tedarik, franchise, taşıma, hizmet, inşaat ve yönetim sözleşmeleri de dâhil olmak üzere, her türlü ticari sözleşmelerin hazırlanması ve müzakeresine ilişkin ticari bir bakış açısıyla hukuki hizmet sağlamaktayız.
    Ayrıca, ihtilaflı ortaklık yapısına sahip şirketler konusunda yoğun bir deneyim ve birikime sahibiz. Müvekkillerimizin bağlı ortaklıkları/iştirakleri konumundaki şirketler nezdinde sahip oldukları hak ve menfaatlerinin korunması ile özellikle ihtilaflı ortaklıklarda müvekkillerimizin yönetim, temsil ve paydaşlık haklarının ihlalinin engellenmesi ve menfaatlerinin korunması konusunda etkin ve etkili hizmet sunmaktayız.

    -Yeni şirket, şube, irtibat bürosu, ortak girişim (konsorsiyum) kuruluşu
    -Şirket yapılandırmaları, birleşme, bölünme, tür değiştirme, devralma işlemleri
    -Ortaklıktan çıkma, çıkarılma, azınlık haklarına ilişkin konular
    -Kurumsallaşma ve aile anayasası
    -Distribütörlük, bayi ağı oluşturma, lisanslama konularında danışmanlık
    -Ticaret Kanunu, Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu, KVKK, Rekabet Kanunu, İş Güvenliği Kanunu, İş Kanunu ile Türkiye’de yürürlükte bulunan diğer kanun ve yönetmeliklerle ilgili hukuki konularda danışmanlık
    -İmza sirküleri, vekaletname gibi temsil yetkisi veren resmi belgelerle diğer kayıtların hukuka ve dayanak kararlara uygunluğunun gözden geçirilmesi
    -Ticaret sicil müdürlükleri, noterler ve diğer makamlar nezdinde yürütülmesi gereken tüm hukuki işlemler
    -Yönetim kurulu, genel kurul ve diğer yasal toplantıların esas sözleşme ve kanunun emredici hükümlerine uygun bir şekilde düzenlenmesine nezaret edilmesi
    -Fikri ve sınai mülkiyet hukukundan kaynaklanan hususlar
    -Somut hukuki bir uyuşmazlıkla ilgili taraflarla toplantı ve müzakereler
    -Toplu iş sözleşmesi müzakereleri
    -Satış, kiralama, leasing, franchising, tek satıcılık, distribütörlük, know how, hizmet sözleşmeleri gibi sözleşmelerin hazırlanması veya gözden geçirilmesi
    -Ticari ceza hukuku alanına giren davalar

    Aşağıdakilere benzer iş ve sosyal güvenlik hukukuna ilişkin konular;
    - İstihdam dokümanları
    - Fesih bildirimleri,
    - Sendikalarla ilişkiler
    - İş sağlığı ve güvenliği konuları
    - Esnek çalışma, alt işveren, geçici istihdam ilişkileri
     

  • image description

    Gayrimenkul, Kira Ve İnşaat Hukuku

    Özellikle enerji ve altyapı alanlarında son yıllarda sağlanan teşvikler ile önemli bir konuma sahip hale gelen inşaat projeleri, yabancı yatırımcı ve yüklenicilerin dâhil olması ile birlikte daha kompleks yapılara sahip sözleşmelerin kullanılması ihtiyacını da doğurmuştur.
    Bu bağlamda FIDIC form anahtar teslimi mühendislik, tedarik ve inşaat sözleşmelerinin karmaşık yapısının anlaşılması gereklidir.
    Tek bir yüklenicinin tüm mühendislik, projelendirme, inşaata ilişkin malzemelerin tedariki, inşa edilen yapının testleri ve bakımı için sorumluluk almasını öngören ve böylelikle yatırımcıların tüm taleplerini karşılamakta olan bu FIDIC formu sözleşmelerin yatırımcı ve yüklenicilerin taleplerini doğru bir biçimde karşılaması gereklidir.
    Ofisimiz inşaat projelerinin konusunu oluşturan alanlara ilişkin mevzuatsal bilgi birikimi ve FIDIC form sözleşmeler gibi uluslararası alanda yaygın olarak kullanılmakta olan sözleşme tiplerine ilişkin kayda değer deneyimi ile hem yatırımcıların hem de yüklenicilerin projelerin her aşamasındaki ihtiyaçlarına cevap verme konusunda piyasada önemli bir yere sahiptir.  

    Hukuk büromuz kira ve inşaat alanları da dahil olmak üzere gayrimenkullerle ilgili her konuda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir. Bu alandaki çalışmalarımızın büyük bir kısmını aşağıdaki dava türleri oluşturmaktadır.  

    - Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davaları
    - Şufa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davaları
    - Tüketici işlemine dayalı (yükleniciden konut satın alma) tapu iptali ve tescil davaları
    - Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu davaları) davaları
    - Kamulaştırmasız el atma davaları (idari yargıda)
    - Kamulaştırmasız el atma davaları (adli yargıda)
    - Kamulaştırma bedelinin tespiti davaları
    - İpoteğin ve sınırlı ayni hakların kaldırılması davaları
    - Müdahalenin men’i ve ecrimisil davaları
    - Muarazanın men’i davaları
    - Zilyedliğin korunması davaları
    - Tapu kaydının tashihi davaları
    - Kadastro Tespitine itiraz davaları
    - Taşkın inşaat nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davaları
    - Kiralananın tahliyesi davaları
    - Kira alacağı davaları
    - Kira bedelinin tespiti davaları
    - Geçit hakkı davaları
    - Kat mülkiyeti kanunundan doğan davalar
    - Kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmesi
    - Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi davaları
    - Kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davaları
    - Kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davaları
    - İhale hazırlıklarında danışmanlık
    - Yabancıların Türkiye’de mülk edinmesi konularında danışmanlık

  • image description

    Kişisel Verilerin Korunması

    Kişisel verilerin işlenmesi aşamasında bireylerin özel hayatlarının korunması önem arz etmektedir. Önem arz eden bu hususlar kişisel verilerin korunması mevzuatı ile güvence altına alınmıştır.
    Gelişmekte olan kişisel verilerin korunması mevzuatı kapsamında yerli ve yabancı müvekkillerimize, bu alana ilişkin olarak hukuki stratejileri ve uyum tavsiyeleri sunmaktayız.
    Bu kapsamda, müvekkillerimize; kişisel verilerin elde edilmesi, toplanması, işlenmesi ve paylaşılması; veri koruma ve gizlilik politikalarının hazırlanması ve risk yönetimine ilişkin uyum analizlerinin yapılması ve hukuki desteğin sağlanmasına ilişkin danışmanlık vermekteyiz.

  • image description

    İcra Hukuku

    İcra Hukuku, Medeni Usul Hukukunun ayrılmaz bir parçası olarak Usul Hukuku çerçevesinde elde edilen haklar borçlu tarafından yerine getirilmediği takdirde alacaklının alacağına ulaşmasını amaçlayan bir hukuk alanıdır. Alacaklının elinde bir mahkeme kararı olsun ya da olmasın alacak iddiasını icra dairesine yönelterek borçludan alacağını elde etme imkânı sağlanmıştır.
    Bir para (veya teminat) alacağının söz konusu olduğu durumlarda herhangi bir dava açılmasına gerek olmaksızın ilamsız icra yoluna gidilebilir. Para alacağı olmamakla birlikte kiralanan taşınmazların tahliyesi için de benzer bir yol düzenlenmiştir. Bunun dışındaki alacaklar için mutlaka bir dava açılıp, bu dava sonunda alınacak ilamın icraya konulması gerekmektedir. İlamsız icra ve ilamların icrası dışında üçüncü bir genel yol, taşınır ve taşınmaz rehinlerinin paraya çevrilmesi usulleridir. Tüm bu genel yollar, alacağın türüne ve niteliğine göre bazı alt yollara da ayrılmaktadır.

    Ekibimiz iflas ve konkordato süreçleri dahil icra iflas hukukunun her alanında hizmet vermektedir.

    - Her türlü icra takibi işlemleri İhtiyati haciz işlemleri
    - Konkordato işlemleri
    - İflas davaları ve iflas tasfiye süreçleri
    - Hacizde istihkak davaları
    - İtirazın kaldırılması davaları
    - İtirazın iptali davaları
    - Borca itiraz davaları
    - İmzaya itiraz
    - Memur muamelesini şikayet
    - İcra mahkemelerinde görülen kiralananın tahliyesi davaları

  • image description

    İş Hukuku

    İş hukuku ihtilafları konusunda esaslı olarak işverenlerin temsilinde ciddi ve saygın bir birikimimiz mevcuttur. Türkiye’nin muhtelif sektörlerde önde gelen kurumsal şirketlerine ve uluslararası şirketlere bireysel iş hukuku, toplu iş hukuku, sosyal güvenlik ve iş güvenliği konularında kapsamlı danışmanlık, süreç yönetimi ve dava hizmeti vermekteyiz.
    Şirketlere iş hukuku konusunda eğitim seminerleri düzenlenmekteyiz.
    Bununla birlikte özellikle yönetici kadrosundaki beyaz yakalı çalışanların ihtilafları konusunda da önemli başarılar elde ettik.
    Toplu iş hukuku bakımından Türkiye’de pratiği az bulunan kanunsuz grevin tespiti, grev ve sendikal faaliyetlere dair ihtilaflarda gibi konularda dava ve danışmanlık hizmetleri vermekteyiz. Bireysel iş hukuku bakımından ise her türlü dava ve danışmanlık hizmetleri konusunda önemli deneyim sahibiyiz.
    İnsan kaynakları konusunda ise şirket iç yönetim yapılanmalarının iş hukuku mevzuatına uygunluğunun sağlanması için yönlendirme ve danışmanlık hizmetleri sunulmaktayız.
    İş hukuku dava ve danışmanlık hizmetlerimiz ana hatlarıyla aşağıda sayılmıştır:

    -İşe iade, hizmet tespiti, işçilik alacakları, mobbing, iş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ve rücu davaları,
    -Kanunsuz grevin tespiti davaları,
    -Sendikal tazminat davaları,
    -İş hukukunu ve iş ilişkisini ilgilendiren her türlü sözleşmenin ve belgenin hazırlanması,
    -Fesih prosedürünün yürütülmesi konusunda hukuki danışmanlık hizmeti verilmesi,
    -Toplu iş sözleşmesi görüşmelerine katılma, ve
    -İşverenlerin taleplerine göre, işveren üst düzey yöneticilerine yönelik seminer programları düzenlenmesi.

  • image description

    Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku

    Küreselleşen dünyada marka, patent ve endüstriyel tasarım gibi hakların global ölçekte korunması gerektiğinin önemini her geçen gün daha çok anlıyoruz. Bu nedenle, diğer ülkelerde faaliyet gösteren hukuk firmaları ile geniş bir işbirliği ağı oluşturduk. Bu sayede müvekkillerimizin fikri mülkiyet haklarıyla ilgili faaliyetlerini, küresel ölçekte koordine edebiliyor ve yönetebiliyoruz. Oluşturduğumuz bu uluslararası işbirliği sayesinde, müvekkillerimize sınır ötesi sorunsuz ve verimli fikri mülkiyet koruma hizmeti sunabiliyor ve onları dünyanın her yerinde temsil edebiliyoruz. İlave olarak diğer ülkelerdeki hukuki gelişmeleri ve piyasa koşullarını da yakından takip ediyoruz. Böylece, müvekkillerimize farklı ülkelerdeki fikri mülkiyet sistemleri ve uygulamaları hakkında danışmanlık hizmetleri sunarak, küresel olarak rekabet avantajı elde etmelerine yardımcı oluyoruz.
    Fikri mülkiyet alanında müvekkillerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik sofistike hizmet sunmaktayız. Hizmetlerimiz, bunlarla sınırlı olmamak üzere patent, faydalı model, marka, telif, endüstriyel tasarım, coğrafi işaret ve internet alan adlarını kapsamaktadır. Müvekkillerimizi, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerinde, ceza mahkemelerinde ve idari süreçlerde temsil ederken aynı zamanda fikri ve sınai haklara konu tüm hakların tescili, yenilemesi, koruması ve bu hakların ihlali durumunda yasal yaptırımların uygulanması konusunda da destek veriyoruz. Alanında uzman kadromuz ile taklit ve hak ihlallerine karşı danışmanlık hizmeti de sunmaktayız.

    - Marka, tasarım, patent ve faydalı modeller hakkında hükümsüzlük davaları
    - Belirli bir süre kullanmama nedeniyle marka iptali davaları
    - Marka, patent, faydalı model, tasarım haklarını ihlalden kaynaklanan maddi manevi tazminat, tecavüzün tespiti, tecavüzün men’i davaları ve bunlarla ilgili ihtiyati tedbir talepleri
    - Sınai mülkiyet hakları ile ilişkili haksız rekabet davaları
    - Türk Marka ve Patent Kurumu kararlarının iptali davaları
    - Türk Marka ve Patent Kurumu karalarına itirazlar
    - Paralel ithalat ve marka hakkının tüketilmesi konularına ilişkin hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık çözümü (dava takibi) hizmetleri

  • image description

    İdare Hukuku

    İdari kuruluşların kuruluş ve işleyişini düzenleyen idare hukuku bağlantılı uyuşmazlıkların çözümü konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahibiz.
    Tarafımızca, müvekkillerimize, uzmanlık gerektiren bu sektörlere ilişkin, danışmanlık ve uyuşmazlık çözümü hizmetleri de vermekteyiz.
    Uyuşmazlık çözümü kapsamında özellikle iki ana dava türü olan iptal ve tam yargı davalarında müvekkillerimizi de sıklıkla temsil etmekteyiz. Bağımsız idari otoriteler tarafından verilen idari işlemlerin, hukuka aykırılık nedeniyle iptal edilmesini hedefleyen iptal davaları ile bu idari işlemler nedeniyle uğranılan zararların tazmin edilmesine ilişkin tam yargı davaları süreçlerini takip etmekteyiz.

  • image description

    Kamulaştırma Hukuku

    İdare tarafından kamu yararı nedeniyle özel mülkiyetin sınırlandırılması ve bedeli karşılığı mülkiyetin idareye geçirilmesi olarak ifade edilebilecek kamulaştırma, Türkiye’de en çok karşılaşılan idari işlemlerden biridir.
    Ekibimiz kamulaştırma hukuku kapsamında, adli yargıda görülmekte olan kamulaştırma bedel tespit ve tescil davaları, acele kamulaştırma davaları, kamulaştırmasız el atma davaları ve idari yargıda görülmekte olan kamulaştırmanın iptaline yönelik davaların takibini yoğun şekilde sağlamaktadır. Özellikle büyük çaplı altyapı projelerine ilişkin kamulaştırma bedel tespit ve tescil davalarında davacı idare vekili olarak hizmet vermekteyiz.
    Diğer taraftan kamulaştırmaya konu edilen taşınmaz maliklerinin vekili olarak takip ettiğimiz dava ve süreçlerde taşınmazların hak ettiği değeri bulması ve müvekkillerimiz bakımından mağduriyet oluşmaması için hizmet sağlamaktayız.
    Kamulaştırma Kanunu’nda sayılan ilkelerin somut olaya uygulanması, somut olaya uygun doğru emsal tespitlerinin yapılması, somut olaya konu taşınmazın değerini etkileyen tüm faktörlerin dikkate alınması esasları gibi dinamiklere sahip bu kamulaştırma davalarında amacımız, kamulaştırma ile ortaya çıkan mağduriyeti minimuma indirgemek ve dava konusu taşınmazların gerçek değerlerinin tespit edilmesinde yol gösterici olmaktır.

  • image description

    Uyuşmazlık Çözümü

    Uyuşmazlıkların mahkeme ve alternatif çözüm yolları ile çözümlenmesi hususunda oldukça geniş ve tecrübeli bir ekibe sahip olmakla kıvanç duymaktayız.
    Tüm hizmetleri sağlayan bir hukuk bürosu olarak yetkinliğimizin en önemli kaynağı mahkeme ve diğer yollarla hakkaniyete uygun, hızlı ve başarılı sonuçlar almamızdır.
    Yargı organları önüne giden ihtilafların çözümlenmesi sürecinin, ihtiyaç olunan süreden çoğunlukla daha uzun sürmesi sebebi ile günümüzde uyuşmazlıkların hızlı, etkin ve uzmanlaşmış hakemler tarafından çözümlendiği tahkim yolu; ülkemizde çoğu şirket tarafından tercih edilir hale gelmiştir. Başta telekomünikasyon olmak üzere çeşitli sektörlerde meydana gelen uyuşmazlıkların çözümü amacıyla müvekkillerimizi ulusal alanda tahkim yargılamasında temsil etmekteyiz.
    Uluslararası alanda tanınmış, alanında uzman hukuk büroları ile iş birliği içinde titizlik ile müvekkillerimizin yurtdışında teşekkül ettirilen tahkim sürecinde çözüm ortağı olarak hareket etmekteyiz. Yurtdışında görülen tahkim yargılaması neticesinde verilen kararların Türkiye’de tanınması, tenfizi ve T.C. mahkemelerinde tahkim kararlarına ilişkin yargılamalarda da müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Müvekkillerimizin tahkim yargılamalarında temsilinin yanında, tahkim sözleşmesinin hazırlanması aşamasından başlayarak olası bir uyuşmazlığın önlenmesi, olası bir uyuşmazlıkta müvekkillerimizin güçlü ve avantajlı olmasını teminen kapsamlı hizmetler vermekteyiz.

  • image description

    Ceza Hukuku

    Bireyler toplum hayatında başka bireylerin hareketleri sebebiyle mağdur olabilirler veya yöneltilmiş haksız suç istinatlarına maruz kalabilirler. Kişinin mağdur veya fail olduğu olaylar ceza hukukunun konusunu teşkil eder.
    Müvekkillerimizin mağduriyet yaşadıkları ceza hukukuna ilişkin konularda vicdani kanaat ve fiili gerçekleri esas alarak en hızlı biçimde hizmet sunmayı amaçlamaktayız. Ceza hukukunun ilk aşaması olan soruşturma evresinden, son aşaması olan infaz sürecine kadar tüm süreçlerde müvekkillerimize vicdani kanaat ve fiili gerçekleri rehber edinerek hizmet vermekteyiz. Bir suçtan dolayı uğranılan maddi ve/veya manevi zararın da giderilmesinin yolu olan tazminat hukuku davalarında da müvekkillerimizi layıkıyla temsil etmekteyiz.

HAKKIMIZDA


Yıldızlar Hukuk Bürosu'nun temelleri 1985 yılında atılmış olup, ofisimiz Bursa’nın merkezinde konumlanmıştır.


Dava, danışmanlık, uzlaştırma , arabuluculuk ve icra alanlarında uzmanlaşmış 20'den fazla çalışanımız ile aynı hukuk bürosu çatısı altında çalışmaktayız.

Konusunda uzmanlaşmış ekibimiz ile Türkiye'nin ve Bursa'nın önde gelen finans kuruluşlarına, şirketlere ve diğer kurum ve kuruluşlara birçok alanda dünya standartlarında hukuki hizmet sağlamaktayız.

Anayasa hukuk, İdare hukuku, Ceza&Yargılama hukuku , Vergi hukuku , İş hukuku , Medeni hukuk , Ticaret hukuku , Bankacılık ve Finans hukuku alanında her dönemde öncü olan büromuz , hukukun her alanında avukatlık, danışmanlık ve uyuşmazlık çözümü hizmetleri vermektedir.

Müvekkillerimizin ihtiyaçlarına odaklanıp, bu ihtiyaçların tam olarak giderilebilmesi için onlar ile etkin iletişim kurmaktayız. Böylelikle ihtiyaca yönelik katma değer yaratan hizmet sağlamak için çalışmaktayız.

Müvekkillerimizin hukuki menfaatlerinin korunabilmesi ve ticari menfaatlerinin hukuka uygunluğunu değerlendirebilmeleri için hukuk dünyasındaki gelişmeleri yakından takip ederek, yenilikçi, önleyici, çözüm odaklı ve evrensel kriterlere uygun hizmet sunmayı ilke edindik.

İcra ve iflas hukukunda uzun yıllara dayalı tecrübesi ve uzmanlığı olan avukatlarımızdan oluşan ayrı bir İcra bölümüne sahibiz. Bu bölüm hukuki ilişkiler, davalar, kredi sözleşmeleri ve kredi kartları vb. alacakların takibi ve tahsili için faaliyetler yürütmektedir.

MAKALELER

  • Adil Yargılanma Hakkı Kapsamında Gerekçeli...

    1. Giriş

    Adil yargılanma hakkı, demokratik hukuk devletlerinde bireylerin yargı sürecinde güvence altına alınmış en temel haklarından biridir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinde düzenlenen bu hak, sadece yargılama sürecinin adil yürütülmesini değil, aynı zamanda yargılamaya etkili erişim, kararların anlaşılabilir olması ve kanun yollarının etkili şekilde kullanılmasını da kapsar. Bu bağlamda, gerekçeli karar hakkı ve kararların taraflara usulüne uygun tebliği, adil yargılanmanın ayrılmaz parçalarıdır.

    2. Mahkemeye Etkili Erişim Hakkı ve Usuli Şekilcilik Sorunu

    AİHS m.6/1 uyarınca herkes, hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıkların veya kendisine yöneltilen suçlamaların karara bağlanacağı süreçte, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde yargılanma hakkına sahiptir¹. Ancak, mahkemeye erişim hakkı sınırsız bir hak değildir; belirli usul kurallarına tabi tutulabilir. Yine de bu kurallar, kişilerin yargı yoluna başvuru hakkını imkânsız hale getirecek biçimde katı ve öngörülemez olmamalıdır².

    Anayasa Mahkemesi birçok kararında, şekil kurallarının uygulanmasında mahkemelerin "aşırı şekilcilik"ten kaçınması gerektiğini, bu durumun mahkemeye erişim hakkını ihlal edebileceğini belirtmiştir³.

    3. Gerekçeli Karar Hakkı ve Tebliğin Önemi

    Gerekçeli karar hakkı, Anayasa’nın 141. maddesi uyarınca tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunluluğunu içerir⁴. Bu gereklilik, sadece kararın taraflarca anlaşılabilir olması açısından değil, aynı zamanda karara karşı etkili bir şekilde kanun yollarına başvurulabilmesi açısından da hayati öneme sahiptir⁵.

    Anayasa Mahkemesi, kararlarının gerekçeli olması zorunluluğunu, AİHS m.6 çerçevesinde adil yargılanma hakkının bir parçası olarak değerlendirmiştir. Gerekçeli karar, taraflara kararı neden kaybettiklerini anlamaları ve üst mahkemeye başvururken bu nedenleri tartışabilmeleri için gereklidir⁶.

    4. Tebliğden Başlayan Süreler ve Uygulamadaki Sorunlar

    Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 39. maddesi uyarınca gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığı günü izleyen günden itibaren başlar⁷. Ancak, karar kısa olarak tefhim edilmiş ve gerekçesi sonradan yazılacaksa, süre gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlatılmalıdır.

    Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2019 tarihli, 2016/73086 başvuru numaralı kararında, gerekçesi açıklanmamış kısa kararla başlayan süreye dayanılarak yapılan başvurunun reddedilmesini mahkemeye erişim hakkının ihlali saymıştır⁸.

    Nihal Uslukol başvurusunda da, gerekçeli kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle kanun yoluna başvurunun reddedilmesi, adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirilmiştir⁹.

    5. Kanun Yollarına Etkili Başvuru Hakkı ve Yargı Kararları

    AİHS’ye ek 7 No’lu Protokol’ün 2. maddesi, cezai konularda verilen kararların yüksek bir mahkeme tarafından yeniden incelenmesini isteme hakkını tanımaktadır¹⁰. Bu kapsamda, yargı kararlarının açık, gerekçeli ve zamanında tebliğ edilmesi, bu hakkın etkili şekilde kullanılmasının ön koşuludur.

    Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2023/5677 karar sayılı ilamında, hüküm taraflara gerekçeleriyle birlikte açıklanmışsa istinaf süresinin tefhim tarihinden itibaren, sadece kısa karar açıklanmışsa ise tebliğden itibaren başlayacağı belirtilmiştir¹¹.

    Benzer şekilde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi, gerekçeli kararın tebliğ edilmediği ve bu nedenle etkili istinaf hakkının kullanılamadığı durumlarda infazın durdurulmasına ve hükümlünün tahliyesine karar vermiştir¹².

    6. Sonuç

    Adil yargılanma hakkı, yalnızca mahkeme önüne çıkma hakkını değil, mahkeme kararlarının açık, anlaşılır, gerekçeli ve zamanında tebliğ edilmesi sayesinde kanun yollarının da etkili şekilde kullanılabilmesini garanti eder. Gerekçeli kararın tebliğ edilmeden kanun yollarına başvuru süresinin başlatılması, hem Anayasa’nın 36. ve 141. maddeleri hem de AİHS’nin 6. maddesi açısından ihlal teşkil etmektedir. Bu nedenle, kararların usulüne uygun tebliği ve gerekçenin açıklığı, hukuk devleti ilkesinin somut tezahürü olarak değerlendirilmelidir.

    AV. Onur ÖZÇELİK

     
    Dipnotlar

    1. 1. AİHS, m.6/1.
    2. 2. AİHM, Kreuz/Polonya, B. No: 28249/95, 19.06.2001.
    3. 3. AYM, 2016/73952, 17.11.2020.
    4. 4. Anayasa m.141.
    5. 5. AYM, 2014/4704, 17.9.2015.
    6. 6. AİHM, Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994.
    7. 7. CMK m.39.
    8. 8. AYM, 2016/73086, 25.09.2019.
    9. 9. AYM, Nihal Uslukol, B.No: 2018/32810, 29.09.2021.
    10. 10. AİHS Ek 7 No’lu Protokol m.2.
    11. 11. Yargıtay 8. CD, 2023/1410 E. 2023/5677 K.
    12. 12. Bursa BAM 5. CD, 2024/1067 E., 2024/1074 K.

EKİBİMİZ

Her biri alanında uzman tecrübeli kadromuz ile hizmetinizdeyiz

image description

İlhan YILDIZ

Kurucu Avukat
image description

Onur Özge TÜZEMEN

Kıdemli Avukat
image description

Edibe Bilge YILDIZ

Kıdemli Avukat
image description

Merve Simge YILDIZ

Kıdemli Avukat
image description

Perihan PESEN

Kıdemli Avukat
image description

Onur ÖZÇELİK

Avukat
image description

Emine Ülkem ÇELİK

Avukat
image description

Özcan ŞANLI

Kıdemli İcra Katibi

Sıkça Sorulan Sorular

Lütfen aşağıdaki açıklamaları dikkatle okuyun.

 

  • NEDEN DAVAMI AVUKAT İLE TAKİP ETMELİYİM?

    Gündelik yaşantınız içerisinde, bireysel çabanız ile çözemediğiniz sorunlarla karşılaştığınız zaman hayatınız sekteye uğrar. Yargı organları veya kanunla tanımlanmış diğer yollarla sorunlarla mücadele etmek zorunda kalabilirsiniz. Bu mücadele süreci kimi zaman kişilere, kimi zaman kurumlara karşı olabilir. Bu mücadele sürecinden neden avukatla birlikte çalışmanız gerektiğini gelin beraber inceleyelim ;

    • Davaları Avukat ile Takip Etmek Zorunlu Mu?
                  Yurttaşların hukuki bir sorunla karşılaştığı zaman avukat tutmak zorunda olup olmadıkları ilk akla gelen sorudur. Ceza Muhakemesi Hukuku’na ilişkin istisnalar dışında hukukumuzda avukat tutma zorunluluğu bulunmamaktadır. Kişinin kendisi veya kurumun yetkili organı aracılığı ile hukuki süreç yürütülebilir. Fakat yargı mercileri önüne gelecek olan veya hali hazırda devam eden bir dava sürecinde haklı olmanın tek başına hukuki sürecin kazanımla sonuçlandırmayacağını belirtmekte yarar var.
    • Hakkınızı Ararken Karmaşıklıkta Boğulmayın
                  Kişiler yargılama konusu olan işler açısından davayı kazanmanın veya daha lehe sonuç elde etmenin tek başına haklı olmanın yetmediğinden bahsettik. Bu süreçte hukukun sadece meselenin özü ile değil aynı zamanda usul ilkeleri ile de ilerlemesinin payı vardır. Dava açılacağı zaman ne talep ettiğiniz kadar nasıl talep ettiğiniz, hangi sürede talep ettiğiniz gibi konularda önem kazanmaktadır.
                  Kişilerin kendi hukuki süreçlerini yürüttüğü ve belirli bir süre sonra avukat ile anlaşarak devam ettiği durumlarda genellikle usul eksikleri ile karşılaşılır. Bu eksikler ne kadar haklı olduğunuzdan bağımsız olarak davanızın aleyhe sonuçlanmasına sebebiyet verebilir. Bu karmaşıklıktan sizi kurtarabilecek olan kişi alanında yetkin bir avukattır.
    • Şablon Dilekçeler Size Pahalıya Mal Olur
                  İnternet kullanımın yaygınlaşması ile hukuki bilgilere ve dilekçelere ulaşmak kolaylaşmıştır. Bu kolaylık aynı zamanda yurttaşların haklarını öğrenmesini kolaylaştırsa da, çoğunlukla hak kayıplarına sebebiyet vermektedir. Bu dilekçeler genel bilgiler doğrultusunda hazırlanmıştır. Size ait sorunun çözülmesine yardımcı olabilecek, mahkemeler tarafından önemsenen konularda açıklamaları barındırmaz.
                  Her hukuki sorun tek başına önemli ve değerlidir. Kendisine has özellikleri bünyesinde barındırır. Bu özelliklerden hangilerinin ön plana çıkarılacağı, hangilerinin geri planda tutulacağı vb. konularda karar ancak avukat tarafından verilebilir. Sizler açısından önemli olan bir konu yargılama makamları açısından önemsiz görülebilir. Örneğin 20 yıllık bir evliliğin boşanma dosyasında nişanlanma sürecinde yaşanan kötü hadiseler sizin için önemli iken, yargılama makamları güncel kararlar gereği evliliğin son iki yılına dikkat etmektedirler. Özetle şablon dilekçelerle açılan davalar, hakkınız olanı almanızı engelleyebileceği gibi ek olarak sizin maddi ve manevi kayba uğramanıza sebep olur.
    • Hukuki Sorunun Tespiti ve Başvurulacak Yöntemin Belirlenmesi
                  Hukuki sorunun tespit edilmesi ve başvurulacak yöntemin belirlenmesi düşündüğünüz kadar kolay olmayabilir. Yaşadığınız sorun içerisinde ufak bir detay başvurulacak mahkemeyi değiştirebileceği gibi, yargılama öncesi gerçekleşmesi zorunlu unsurları bünyesinde barındırabilir. Hukuki sorunun isimlendirmesi bile yargı makamlarının güncel kararları ile paralel olarak dönem dönem değişmektedir. Bu kapsamda hukuki danışma hizmeti almadan gerçekleştirdiğiniz bir başvuru, ihtar veya açtığınız bir dava hak kaybına sebebiyet verebilir. Bu açıdan hukuki sorunun ve başvurulacak yöntemin avukat tarafından belirlenmesi, hakkınıza ulaşmanızı kolaylaştıracaktır.
    • Yargılama Esnasında Uzman Kişi ve Bilirkişi Raporları Hukuki Değerlendirmesi
                  Yargılama esnasında gelen raporlar tek başına olayın teknik boyutuna ilişkin olamayıp, aynı zamanda hukuki bir takım şartları da bünyesinde barındırması gerekmektedir. Dolayısıyla bu raporlara ilişkin yapılacak itiraz veya verilecek olan beyanların hukukun genel ilkeleri gözetilerek yapılması gerekir. Hatalı veya eksik yapılan bilirkişi incelemesi haklı davanızı kaybetmenize sebebiyet verebilir.
    • Bilgi, Belge ve Delillerin Hazırlanması
                  Çoğu zaman yargılamanın sonucu belirleyen bu belgelerin sunumu kolay görülmektedir. Fakat sürecin başlandığı andan itibaren hangi delilin, hangi aşamada ve nasıl sunulacağının belirlenmesi gerekmektedir. Kimi zaman ise elinizde bulunan delilin sunulup sunulmayacağı bile tartışma konusu olabilir. Sunduğunuz delil usule dayalı bir gerekçe ile haklı davanızı kaybetmenize sebebiyet verebilir. Bu kapsamda süreci daha önceden tecrübe etmiş avukattan yardım almak işinizi kolaylaştıracaktır.
    • Sürecin Takibi ve Sonuçlandırılması
                  Hukuki sürecin takip edilmesi başlı başına bir iştir. Dosyanın geldiği aşama, yapılması gereken işlemler, duruşmalar, gelen raporlar ve daha nicesi bir bütün içerisinde değerlendirilmelidir. Sürecin avukat yardımıyla takibi edilmesi hem süreci kısaltacak hem de sizlerin üzerindeki yükü azaltacaktır.
                  Özetle hukukumuzda avukat tutmak zorunlu olmasa da, hukuki sürecin takibi ve lehe sonuçlandırılmasını sağlamak amacıyla avukatla birlikte alışılması sizlerin işlerini kolaylaştıracaktır. Potansiyel hak kayıplarının önüne geçecek ve hakkınızı en kısa sürede kazanmanızı sağlayacaktır.
     

     

  • AVUKATLIK ÜCRETİ NEDİR? NASIL BELİRLENİR ?

    TARAFLAR ARASINDA KARARLAŞTIRILAN AVUKATLIK ÜCRETİ:
    İş sahiplerinin (müvekkil) Avukata ödemesi gereken ücrete “vekalet ücreti” yada “avukatlık ücreti” denir. Bu ücret Borçlar Kanunu ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda düzenlenmiştir. Avukatlık Kanunu 164. madde uyarınca “Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder.”
    Avukat ile iş sahibi arasındaki bir vekâlet akdine istinaden avukatlık hizmeti (örneğin yargı organları nezdinde iş sahibini temsil etme) verilebileceği gibi, vekâlet akdi olmadan da (örneğin sözlü ya da yazılı danışma, dava dilekçesi hazırlama veya bir sözleşme hazırlama gibi) avukatlık hizmeti verilebilir. Her ne şekilde olursa olsun, avukat ile iş sahibi arasında akdedilen (yazılı ya da sözlü) bir sözleşmeye istinaden avukat tarafından yapılan iş ve işlemler avukatlık hizmeti; bu iş ve işlemler karşılığında iş sahibince verilen bedel de avukatlık ücretidir.
    Avukatlık Ücreti Nasıl Belirlenir?
    Avukatlık ücreti, taraf ve Avukat arasında, ilgili kanunlara aykırı olmamak, her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi‘ndeki miktar ve oranlardan az olmamak üzere serbestçe kararlaştırılabilir. Dava değeri veya mahkemece hükmolunacak şeyin değeri, yahut paranın belli bir yüzdesi oranında avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir. Avukat, davayı kazansa da kaybetse de kanunen ücrete hak kazanır.
    Yapılan sözleşmede bir ücret kararlaştırılmamış olması, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmaması, ücret sözleşmesinin belirgin olmaması, tartışmalı olması veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayılması hallerinde ise değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını  incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için, avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki dava konusunun değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar, değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanarak avukatlık ücreti tespit edilir.
    Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre “avukatın ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulur”
    Dava yada takip hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır.
    DAVA YADA TAKİP SONUCUNDA KARŞI TARAFA YÜKLENEN AVUKATLIK ÜCRETİ:
    1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesine göre, dava sonunda, kararla, tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez.

  • YARGILAMA MASRAFI NEDİR ?

    Hukuk davalarının açılışı sırasında Yargı Harcı olarak yatırılması gereken bir bedel söz konusudur. Bu bedel avukatlık ücretine dahil olmayıp; ayrı bir ücrettir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren yeni Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yargılama giderlerinin tamamı dava açılışı esnasında peşin olarak ödenmektedir. Harç miktarı davanın konusuna, türüne göre değişiklik göstermektedir. Bazı davalardan da harç alınmamaktadır. Harç miktarları yasayla belirlenmiş olup her yıl yenilenmekte ve değişmektedir. Harç dışında, tebligat giderleri, keşif, bilirkişi, tanık ücretlerini de içine alan bir miktarın, gider avansı olarak yatırılması gerekmektedir.

  • DAVA AÇMADAN ÖNCE NELERİ BİLMELİYİM ?

    Bir avukat yardımından faydalanmayacak iseniz aşağıdaki soruları kendi kedinize sorunuz;
    a) Dava açmak için yeterli bilgiye sahip olduğunuza emin misiniz?
    b) Davanızı takip etmek konusunda kararlı mısınız? Dava açtıktan sonra takip etmeyi ihmal etmeniz, davanızın reddedilmesine veya açılmamış sayılmasına neden olabilir.
    c) Davanızın olumsuz sonuçlanması halinde ne gibi sonuçlar doğuracağını değerlendirdiniz mi?

    Bir avukatınız varsa sizi aşağıdaki konularda tam olarak bilgilendirmesini talep ediniz;
    a) Davanızın size yaklaşık maliyeti ne olacaktır? (Dava harcı, masraflar ve avukatlık ücreti vs.)
    b) Davayı kaybetmeniz halinde katlanacağınız ek maliyet ne olacaktır? (Tamamlanacak dava harcı, karşı tarafa ödenecek avukatlık ücreti, mahkeme masrafları vs.)
    c) Uğradığınız haksızlığın giderilmesi için başvurulabilecek başka hukuki yöntemler var mı?

  • DAVALAR UZUN SÜRER Mİ ?

    Adalet Bakanlığı istatistiklerine göre 2007 yılında bir hukuk davasının karara bağlanması Türkiye genelinde ortalama 202 gün almıştır. Bu süre mahkemelere göre değişiklik göstermektedir.
    Örneğin 2007 yılında bir dava ortalama olarak; Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 619 günde, Asliye Ticaret Mahkemesinde 410 günde, İş Mahkemesinde 441 günde Aile Mahkemesinde 157 günde, Sulh Hukuk Mahkemesinde 108 günde karara bağlanmıştır.

  • DAVA MASRAFLARINI GERİ ALABİLİR MİYİM ?

    Davayı kazandığınız zaman, mahkeme yapılan yargılama masraflarının karşı taraftan alınarak size ödenmesine hükmeder.
    Ancak size geri ödenecek masrafların, sadece yargılama masrafları olduğunu unutmayınız. Davaya hazırlık için yaptığınız masraflar, ulaşım giderleri, avukatınıza ödediğiniz vekalet ücreti gibi bazı masraflar size geri ödenmeyecektir.

  • DAVALI MAHKEMEYE GELMEZSE NE OLUR?

    Savunma hakkı da anayasal bir haktır. Mahkeme hiç kimse hakkında kendiliğinden karar vermez. Bir davetiye göndererek hakkında dava açıldığını bildirir, dava hakkında diyeceklerini sorar, kararını verirken onun savunmasını da göz önünde bulundurur. Ancak kişilerin ortadan kaybolarak, davalardan kurtulmaları da başkalarının hakkını ihlal edecektir. Bu nedenle, bu hakkın kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla resmi dairelerin kayıtlarında bulunan adrese tebligat veya ilan yoluyla tebligat imkânı mevcuttur. Bu şekilde tebligat yapılarak davaya devam edilebilir.

  • MAHKEME SİZE DAVA SÜRECİ HAKKINDA YARDIMCI OLUR MU?

    Hayır. Mahkemeler danışmanlık yapmazlar. Mahkeme hâkimi de, mahkemede görevli diğer kişiler de size açacağınız dava konusunda yardımcı olamaz, yol gösteremez.
    Davamı Açtım, Mahkeme Bana Yardımcı Olur mu?
    Hukuki olmayan işlerde mahkeme çalışanları size yardımcı olacaklardır. Ancak hukuki konularda onlardan size danışmanlık yapmalarını beklememelisiniz. Örneğin; bir dilekçe teslim ederken yanında posta pulu vermeniz gerekip gerekmediğini mahkeme çalışanları size bildireceklerdir. Ancak dilekçenizin içeriği hakkında yorum yapamazlar, nasıl yazmanız gerektiğini size söylemezler, söyleyemezler.

  • AVUKATIM DURUŞMADA AZ KONUŞUYOR. HAKİMİ ETKİLEMEK İÇİN ÇOK KONUŞMASI GEREKMEZ Mİ?

    Hukuk Mahkemelerinde yazılı yargılama esastır. Dilekçeler çok daha fazla öneme sahiptir. Avukatın talep, savunma, iddia ve delillerini dilekçe ile sunması, duruşmada sözlü olarak beyan etmesine göre çok daha sağlıklıdır.

yildizlarhukuk.com

Bahar Mah. Ulubatlı Hasan Bulvarı. No:65 Kat:2 Daire:4 Osmangazi /

HARİTADA AÇ